O mendebur gazeteci geri döndü

Ertuğrul Özkök

Son aldığım haber kedisiyle ilgiliydi. Galiba kedisini zehirlemişlerdi. Ne kadar üzüldüğünü çok iyi biliyorum. Çünkü dünyada onun kadar güzel kedi çizen sanatçı azdır. Bir kedinin mutluluğunu, stresini, yatarken ayağının aldığı şekli, bıyığının en ince ayrıntılarını onda görürsünüz.


Kime Ne?

Ali Sirmen

Demokrasiyi, özgürlükleri, insan haklarını korumak istiyorsak herkesin özel yaşamına saygı göstermek kadar kendi özel yaşamımıza saldırıldığı ya da onunla ilgili doğru ya da yanlış söylentiler ortaya atıldığı zaman, tartışmanın içine düşmemeyi ve "sana ne? kime ne?" demeyi öğrenmemiz gerekir.


Bir zamanlar ben de "Bacı"ydım

Mert Ali Başarır

Hızlı Gazeteci sıradan birisi. Kusurlu tarafları da, iyi tarafları da var, bizden farklılığı yok. Fazilet'in zavallı bir kişi olduğu, özellikle devrimci kızlara hakaret ettiğim sanıldı, derken Fazilet'in olumlu yanı görülünce de itirazlar azalıp Fazilet benimsenmeye başlandı.


Hızlı Gazeteci

Kutsi Akıllı

Kadınlarla, toplumla, çalışma hayatıyla ilişkileri onu, fazladan herhangi bir hareket yapmadan kahraman durumuna sokuyor. Toplumda otomatikleşmiş olan hareket biçimlerini sorgulaması onun macerasının ne kadar tehlikeli boyutlara varabileceğinin göstergesi zaten.


Bacı Tarzan Olsaydı...

Mehmed Kemal

Konu Bacı olmasaydı da, Tarzan olsaydı, Barbarella olsaydı, Cem Sultan olsaydı, Cengiz Han olsaydı ne yapacaktık? Kurgudaki başarıya göre mi değer yargısına varacaktık, yoksa gerçekliğe göre mi?" Bacı çıkan kitapla iyice aramızdadır.


'Hızlı Gazeteci' DUR! Önünde halkın yarattığı değerler var!

Handan Göksu

Hızlı Gazeteci şunu iyi bilmelidir ki, halka ve insanlığa bağlılığını onurlu ve fedakar yaşamlarıyla ispatlayanlar kendilerine yönelik karalamalara kayıtsız - sessiz kalmazlar. Halkın belleği o kadar güçlüdür ki; hiç bir yalanı, hiç bir karalamayı bir kenara atmaz..


Necdet Şen: Zor muhalefetlerin adamı

Alper Görmüş - Yeni Aktüel, 2009

Onun karakterinde birinin, politik mizahımızın "devlet ilericisi" kolaycı haline boyun eğmesi elbette beklenemezdi. Bu mizahı hak ettiği gibi eleştiren birkaç çizerden biri de o.


Necdet Şen: "Benzersiz bir sanatçı"

Murat Menteş - Star Pazar, 29 Haziran 2008

Yazıp çizmek benim için hiç bir zaman temelde para kazanma, bir itibar, şan şöhret kazanma gibi.


Hakkaten de üzgünüm Leylâ! Sen de üzgün müsün?

Necdet Şen

İnsanlar çift yaratılıyorlarmışlar ya, belki o kişi benim ruh ikizimdir. Belki ben yersiz kuruntulara kapılıyorumdur. Türk sinemasının güzide simalarının kısa bir süre önce aynı me


Olsa, dükkân sizin ama...

Necdet Şen - 2010

Son zamanlarda giderek artan bir sıklıkta "Hızlı Gazeteci'nin kitaplarını -internet de dahil- hiç bir yerde bulamadığını ve bu konuda kendisine yardımcı olup olamayacağımı" soran postalar alıyorum. Bu tür isteklere her seferinde "elimden gelen bir şey yok" türünden cevaplar vermek beni üzüyor.

Ama sahiden yok.

Bilirsiniz herhalde, kitapları yazarlar-çizerler değil yayınevleri basar. Onlar da -görebildiğim kadarıyla- koltuğunuzun altında proje dosyalarıyla ayaklarına gitmenizi beklerler. Mümkünse, bir de, ortalıkta dolanan, şöhreti kovalayan biri -ya da mühim birinin zevcesi falan- olmanızı.

Parantez'in bastığı kitaplar bitti. (Galiba artık Parantez adında bir yayınevi de kalmadı.) Benimse hiç kimsenin kapısını çalıp "kitabımı basar mısınız" diye sormaya niyetim yok.

Beni anlayacağınızı umuyorum. "Gene de anlayamadım" diyorsanız, idareten şu yazıyı okumanızı öneririm:

Bir yiğit bir kitap yazsa, gör başına neler gelir! (Necdet Şen, Derkenar)

"Bacı" 23 yıl sonra bir kez daha gündemde

Necdet Şen - 13 Mart 2011

Elinde Bacı'nın Parantez Yayınevi'nden çıkan baskısı olanların Allah yardımcısı olsun diyorum.

Çünkü bu öykünün yer aldığı sekizinci, dokuzuncu, onuncu kitaplarda sayfa sıraları fena halde karışmış. Öyküyü okuyup anlayabilmek için kripto uzmanı olmak lazım. Ve ben maalesef bunu yıllar sonra farkedebildim.

Ayıptır söylemesi, yazıp çizdiğim şeyleri daha sonra tekrar okumak bana işkence gibi gelir. Bu zaafım yüzünden, Bacı'nın Parantez'den çıkan baskısındaki bu hatalar, zamanında hem yayınevi editörünün hem de benim gözümden kaçmış.

Ne yapalım, inşallah bir sonraki baskıda böyle yüz kızartıcı şeyler olmaz, hatta bakarsın gani gönüllü bir yayıncıya rastgelirim de kitabın bu kusurlu baskılarını getirene düzeltilmiş yeni baskısını hediye ederim...

Diye umuyor ve karışan sayfaların numaralarını aşağıda belirtiyorum:

- 8. kitapta 51 ve 52 numaralı sayfalar yer değiştirmiş.

- Yine aynı kitapta, 91. sayfada başlayan "Yoksa benim militanlığım bir libido sapması mıydı?" başlıklı bölümde, (herhalde montajda film ters bağlandığı için) sayfalar sondan başa doğru sıralanmış. Yani, o bölümü okumaya 97. sayfadan başlayıp 92. sayfaya gelene kadar geriye doğru okunacak, oradan zıp diye 98. sayfaya atlanacak. (Ondan sonra da fasikül bitiyor zaten.)

- Ayrıca, öyküdeki "Neden kafam hep onunla meşgul?" başlığı, 9. kitabın ilk sayfası olacakken, yanlışlıkla 10. kitabın ilk sayfası olarak kullanılmış.

Nasıl, basit değil mi? Hatta çocuk oyuncağı. Evet, biraz oyuncaklı. Hem de eğlenceli. Bir çeşit dikkat testi. Sadece çizgi roman kitabı aldığını zannedenler, aslında bir çeşit bulmaca kitabı da almış oluyorlar.

Eh, ne demiş Bernard Shaw; "Bacı'yı seven o kadarcık meşakkatine de katlanır."

Yoksa Yunus Emre miydi?

Ve teşekkürler!

Bacı konusunu 23 yıl sonra gayet skandalize ve kaba saba bir biçimde yeniden gündeme getirerek ucuz polemiklerine meze eden sayın Emre Aköz ve sayın Engin Ardıç'a -ve onlara söverken bendenizi de aradan çıkaran kıymetli matbuata- derin şükranlarımı sunuyorum. Eğer onlar böyle antipatik bir "Bacı" sureti üzerinden birbirlerini yiyip beni bile yazıp çizdiğim öyküden kuşku duyar hale sokmasalardı, ne kitapları raftan indirip "aaa, öyle mi demişim yahu" diyerek tekrar okur, ne de sayfalardaki bu karışıklığı farkederdim.


Gazeteci Kürşat Akyol'un Facebook'ta açtığı Hızlı Gazeteci grubu:
http://www.facebook.com/group.php?gid=6185962226


Mizah, mizahçı, gülmece sanatçısı, komik şeyler yazar çizer. Gırgır dergisi mizah dergisidir. Comics diye bilinen bir türde yayın yapardı. Aldatmak aldatan için de aldatılan için de kepazelik ve aldatma sanatının bir parçası. Bekaret insanın kafasında olmalı dedi ve tetiği. çekti Resim çekmek aslında fotograf çekmektir, resim yapmak ise. Eleştiriye tahammülüm var mı? Yok. Sen olsan... Entel dantel dantellektüel ve daha neler. Ahmet Altan, Mehmet Altan, Çetin Altan..