
Necdet Şen ~ 7 Nisan 2004
27. kitap: "Sevdiğiniz sanatçıların donlarını veriyoruz"
Yayın hayatı çoktan bitmiş bir magazin gazetesinden ve onun tedavülden kalkalı uzun zaman olmuş yöneticisinden esinlenilerek işkembeden sallanmış olan bu suretin (öykünün) aslına (esin kaynağına) esin kaynağı olduğunu yazmış mıydım?
Bu fakir komiklik olsun abartının b.ku çıksın diye bir şeyler uydurup çiziyor, muhterem "yav bu iyi fikir be" deyip aynısını gerçek hayatta yapıyor. Pes ettim tabii ki. Kolay mı ar damarı çatlamış adamların öykülerini yazıp çizmek?
Bir de, öykünün sonunda adı rumuzlu olarak zikredilen, tüm dünyaya karşı duyduğu derin nefreti bize "üslup" diye yutturmayı denemiş, kısa bir süre için popüler olup sonradan "var ama yok"lara karışmış olan nezih bir Türk büyüğü var ki, onun romanını sahiden yazıcam. Memlekete faydam olsun diye. Yani "nasıl gazeteci olunamaz?" türünden bir şey. Hani, yeni yetişen gazeteci adayları okusun da, daha işin başında "hiç"e dönüşmekten kendisini korusun diye.
Her neyse... Bu öykü kitabın ortasında bitiyor ve ondan sonra (Cumhuriyet'te, sanırım 1990 ya da 1991 yılında çizdiğim) birkaç kısa öykücük ardarda sıralanıyor. Tabii şimdi o zamanın güncel olaylarını hatırlayabilen çok fazla kişi olmadığı için, "ne anlatılıyor burada?" diye düşündürtebilecek birkaç ayrıntıya rastlayabilirsiniz. Bunları da benim size sorduğum ve kısmet olursa dizinin sonunda bir biçimde topluca yanıtlamayı düşündüğüm muhtelif bilmecelerin arasına katınız ve bizi izlemeye devam ediniz. Sürprizlerimiz olabilir.

Farkında mısınız, şaka-maka yirmiyedinci kitabı da çıkardık hayırlısıynan. Allah tamamına erdirsin. Sizi bilmem ama ben bu kitapları yanyana dizince bakıp bakıp çok mutlu oluyorum. Naaparsın işte, zenginin parası, fakirin kitapları. Bizim çoluk-çombalağımız da onlar.
Bir de, kapaklardaki güzel manitalar konusunda sizin ne düşündüğünüzü bilemiyorum, ama bendeniz doğrusunu isterseniz böyle kapaklar çizmekten zevk alıyorum. Niye bilmem. Belki, erkek olduğum içindir.
ISTAKOZLAR YARIŞIR, ÇEKİLİŞLER YAPILIR... KARTIN ÜZERİNİ KAZIRSIN, KUŞ ÇIKAR... RAMAZANDA "SEKSİ" FOTOROMAN BİTER "DİNİ" FOTOROMAN BAŞLAR... HER GÜZELLİK YARIŞMASINDA GENEL YAYIN MÜDÜRLERİ VE PATRONLAR MERDİVENLERDEN MECALSİZ MECALSİZ ÇIKAR... ARTİST HANIMLAR MÜFİT BEY'LE ODASINDA "ÖZEL TOPLANTI" YAPAR... TOPLANTIYA GELMEYEN, HAKKINDA YAZILABİLECEK HER TÜRLÜ "ŞEYİ" BAŞTAN KABUL ETMİŞ SAYILIR...
Hızlı Gazeteci, 27. kitap: Sevdiğiniz Sanatçıların Donlarını Veriyoruz, Parantez Yayınevi
Önceki kitap: Bir Magazincinin Portresi >>>
İnternetten almak için