Matbuat cephesinde her şey bildiğiniz gibi

Necdet Şen ~ 25 Ekim 2003

22. kitap: Gazetecinin Bir Günü

Gazetecinin Bir Günü sanırım 1986 yılında yazılıp çizilmiş olmalı. (Kusura bakmayın, hep böyle yaklaşık tarihler veriyoruz. Yazarımız biraz bunak olduğu için hatırlayamıyor, çizerimiz ise hayatından bezmiş, çizgiyle ilgili tek kelime duysa bunalıma giriyor; haliyle bize de böyle muğlâk konuşmak düşüyor.)

Öykünün çizildiği yıllarda televizyon namına memlekette yalnızca TRT vardı, bu nedenle Basın'ın daha ehemmiyetli olduğu yıllardı ve bugün bakıp bakıp dehşete kapıldığımız kepazeliklerin çoğu o günlerde ivme kazanmaya başlamıştı.

Piyasa pek hareketliydi o yıllarda. Gazetecilere (tabii star olanlara) ağırlığınca transfer ücreti ödeniyor, rakamların o kadar büyük olduğu camiada da doğal olarak hırs ve entrika destanları yazılıyordu. Amcalar, dayılar, o gazeteden bu gazeteye filikalarıyla (yeğenleriyle) birlikte taşınıyordu. Sabah filan gazetede işe başlayan birini akşama doğru rakip yayında görebiliyordunuz. Hatta geceyarısından sonra Ece Bar'da rastladığınız saç diplerinden siyah tutamlar görünen doğal sarışına ertesi sabah en popüler gazetelerden birinin koridorlarında "Rus" aksanıyla dedikodu yaparken rastlamak olağan işlerdendi.

Zülfü Livaneli, Ufuk Güldemir, İlhan Selçuk o günlerde solcuydu, Nadir Nadi hayattaydı, Reha Muhtar sadece Atina'dan bildiriyordu, Ruhat Mengi manken, Pakize Suda şarkıcı, Billur Kalkavan Güneri Cıvaoğlu'nun sekreteriydi.

Bu tarz ufak ayrıntıları saymazsak, aradan geçen yirmi yıla yakın zamana rağmen bu öykünün içeriğinin bugünü anlatıyormuşçasına güncel olduğunu görünce kendi adıma değil ama memleketim adına kıvanç duyuyorum.

Niye mi? En azından bu konuda istikrarlı bir çizgi tutturabildiğimiz için.

Arka Kapak:

"SENİ SEVERİM, AZİMLİ ÇOCUKSUN, FAKAT ÇIKINTILIK EDİYORSUN. NEYİNE GEREK SENİN EFTAL-MEFTAL? HER KOYUN KENDİ BACAĞINDAN ASILIR.

HEM NAAPSAYDIM Kİ? ÇOCUK ÜNİVERSİTEYİ KÖR TOPAL BİTİRMİŞ, ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ. İŞ BULMAK KOLAY MI? O BANA RAHMETLİ NERİMAN ABLAMDAN YADİGÂR KALDI. BİR YERDE DAYI DEMEK 'BABA VEKİLİ' DEMEKTİR.

HEM O DUYGULU ÇOCUK, SİZİN GİBİ AT CANBAZI DİĞİL. KÜÇÜKKEN ZATÜLCEMP GEÇİRDİ; BÜNYESİ BİRAZ NARİN.

BIRAK YETİŞSİN ÇOCUK; KÖTÜ MÜ? SİZLER DE BÖYLE YETİŞMEDİNİZ Mİ? BOYNUZ KULAĞI GEÇER, BAKMA SEN ÖYLE GÖRÜNDÜĞÜNE; FIRSAT VERİLSİN, HEPİNİZDEN İYİ GAZETECİ OLUR."

Hızlı Gazeteci, 22. kitap: Gazetecinin Bir Günü, Parantez Yayınevi

Önceki kitap: Kuyruklu Belâ >>>

 

 

K i t a p l a r

İnternetten almak için


 Google  
Web   HIZLI Gazeteci