Bu kez hakikaten kendi hayatımı çizdim

Necdet Şen - 24 Eylül 2003, İstanbul

21. kitap: Kuyruklu Belâ

Yaşamakta olduğumuz gündelik hayhuya teğet geçen öyküler yazıp çizdiğinizde okurların çoğu sizi 'o kişi', öykülerinizi de 'o kişinin yaşadıklarının bire bir dökümü' zanneder, ama bunlar aslında kurgudur. Yani, çoğunlukla böyledir.

Şimdi de bununla çelişen istisnaî bir durumdan söz edicem.

Bu kitapta 50. sayfada başlayacak olan Kuyruklu Belâ adlı öykü diğerlerinden farklı olarak o yıllarda yaşamakta olduğum "manyak kapı komşusu" faciasının sevimlileştirilmiş özetiydi. Değişik bir adla da olsa öyle birileri vardı ve ben o olayları (ve anlatmadıklarımı) yaşarken pek gülemiyordum doğrusu. Neyse ki bu türden "yaşanmış" öykülerim çok az.

Rastlantı mıdır bilemem, bu öyküyü çizdiğim yıl (1986 olmalı) televizyonda yayınlanan bir dizinin baş karakterine öyküdeki psikopat oğlanın (Hülagu) adı konmuştu. Olabilir tabii. Sakıncası yok. Küçük ve masum bir esinlenmeden kime ne zarar gelir?

Zaten "esinlenen" esinlenene. Büyük ve utanmaz "esinlenmelerin" yanında bunun sözü bile edilmez.

Biliyoruz ki, yayın hayatına başladığı günden bu yana geçen 23 yıllık süreçte Hızlı Gazeteci öyküleri çok sayıda senaryo yazarına "kaynak" oluşturdu ve halen oluşturmakta. İşin komiği, Hızlı'nın öykülerinden tırtıklanmış senaryoları bayıla bayıla çeken bazı yönetmenlerin, sıra bizzat Hızlı'yı çekmeye gelince, teklif kendilerinden geldiği halde "sen anlamazsın, kenarda dur, seyret" tavırları. Demek ki zaman, kendisi bir halt yaratamayıp, yoktan var edilmiş, sevilmiş, kalıcılaşmış eserleri piç etme meraklılarının zamanı.

Gene de onlara diğerlerinden daha fazla saygı duyuyorum; hiç değilse eser sahibine sadaka kabilinden de olsa telif ödemeyi göze alıyorlar.

Diğerleri ise, hırsızlık yaparak kazandıkları dünyalığı buyursunlar afiyetle yesinler. Onları tek tek teşhir etmek de bizim boynumuzun borcu olsun.

Arka Kapak:

BU ÖYKÜYE BAŞLAMADAN ÖNCE VE ÇiZERKEN KENDiME SÜREKLi ŞU SORUYU SORUP DURDUM: iNSANLARIN BÜYÜK TIRPANLAR YEDiKLERi, iNANILMAZ BOYUTLARDA MAĞDUR EDiLDiKLERi Bi TOPLUMDA BiR KAPI KOMŞUSUNUN YA DA JiKLETÇi ÇOCUĞUN KRONiK HIRTLIKLARINI HiKÂYE ETMEK NE DERECE ELZEMDiR?

TUTUKEVLERi, evlât ACILARI, YOKSULLUKLAR ARASINDA BU KONULARIN Bi EHEMMiYETi VAR MI? BiLEMiYORUM...

Hızlı Gazeteci, 21. kitap: Kuyruklu Belâ, Parantez Yayınevi

Önceki kitap: Ver Ar Yu Going Corc? >>>

 

 

Ki t a p l a r

İnternetten almak için


 Google  
Web   HIZLI Gazeteci