Çizgi roman öğretilebilir mi?

Necdet Şen ~ 25 Mayıs 2003

17. kitap: Tatilcinin El Kitabı

Tatilcinin El Kitabı'ndaki dizi karikatürler 1990 ve 1991 yıllarının yaz aylarında yapıldı. Yöneticinin El Kitabı da o sıralarda yazılıp çizilmiş olmalı, ama yılını unuttum. En sondaki öykü Üçüncü Tekil Şahıslar'ı da ne zaman yazıp çizdim, pek hatırlamıyorum; ama bugüne kadarki Hızlı Gazeteci öyküleri arasında en "aslına uygun" özelliği taşıyanlardan birisidir diyebilirim. Gerçi her öyküde olduğu gibi bunda da "oramdan" uydurduğum bir sürü ayrıntı var; adlar ve tipler sallama, bazı ayrıntılar mizahçı palavrası falan; ama en azından tümü hayal ürünü değil. O yıllarda günü gününe (hatta çoğu zaman dakikası dakikasına) sayfaya yetiştirdiğim ve çoğu zaman sıkılıp orta yerinde bitirdiğim öykülerden bir tanesidir Üçüncü Tekil Şahıslar.

Çizgi roman okurları belki merak ederler; "acaba bu öykülerin senaryosu önceden mi yazılıyor?" diye. Başkalarını bilmem ama ben hiç bir zaman önceden çizgi roman senaryosu yazmadım. Çoğunlukla o sıralarda kafa patlattığım bir konudan yola çıkarak karar kıldığım bir tema ve o temadan devamla kalıbını kıyafetini oluşturduğum öykü kişilerim vardır ve onlarla birlikte başı belli sonu belirsiz bir yolculuğa çıkarım. Öyküye ilham veren duygu ya da düşünceler ne kadar baskınsa, karakterler de o kadar net ve ne istediğini bilen kişilerdir. O noktadan sonra bana sadece onların kâğıt üstündeki yaşantılarını resmetmek kalır. Çoğu zaman bir sahneyi çizerken ondan sonraki sahne kafamda yoktur. İzleyen bölümlerde neler yaşanacağını öykünün kişilerinin arasındaki açmazlar belirler.

Bu yöntem iyi midir kötü müdür, bilemem. Hatta bu bir yöntem midir, onu bile bilemem. Ben sadece bir kâğıt, bir kurşun kalem ve nadiren kullandığım bir silgi alır, kendimle (yani her şeyi yüzüstü bırakıp dışarıdaki gürül gürül akan dünyaya karışma arzumla) cebelleşmeye başlarım. Ortaya satır aralarından belli belirsiz bir iç sıkıntısı sızan, hayatı didikleyip duran geveze anti-kahramanlar çıkar.

Akademilerde şurda burda gençlere çizgi roman dersi veren (ama çizgi romanın gramerini kendisi de bilmeyen) eski dostlardan bazılarının o derslerde öğrencilere ne türlü mavallar okuduğunu da pek merak ederim doğrusu. Çünkü çizgi roman yapmanın benim bildiğim bir tek yöntemi vardır; o da oturup çizmek. Yani, neye yaradığı pek belli olmayan bir uğraş adına hayattan vazgeçmeyi göze alabilecek basireti ve metaneti gösterebilmek. Geri kalanı sadece osurukla göğü boyamadır.

Hızlı Gazeteci, 17. kitap: Tatilcinin El Kitabı, Parantez Yayınevi

Önceki kitap: Hayatım Çizgi Roman >>>

 

 

K i t a p l a r

İnternetten almak için


 Google  
Web   HIZLI Gazeteci