
Necdet Şen ~ 13 Kasım 2002
11. kitap: Olur Mu Böyle Olur Mu? Kardeş Kardeşi vurur Mu?
İşte bu önyargı, çizgi romanın katili oldu.
Sadece buralarda değil, muhtemelen dünyanın çoğu yerinde adam gibi bir sonuca doğru yelken açmış her tekne, ister istemez yolu üzerinde duran bu sığlığa toslayacaktır.
Ne yazık ki, bizim buralarda çizgi roman tırışkadan bir şey olarak görülür. Hatta onun zararlı, musibet bir nesne olduğuna inananlar da çoktur. Ve ne yazık ki, bendenizin onca yıl boyunca icrayı sanat eylediği, dolaplar (ya da kitaplar) dolusu çizgi romanı yapıp ettiği gazetelerde de bu körlük had safhadadır. Çizgi romancıya ve karikatüriste oralarda da ayak takımı muamelesi yapılır.
Belki kendi çapımda bu önyargıyı bir-iki adım geriletebilmişimdir; ama sadece kendi çapımda. Diğer çizer arkadaşların kahir ekseriyetinin ilke-milke gibi faydasız takıntıları bir kenara bırakıp, gazete yöneticileri ve bilhassa sayfa sekreterleriyle "emret abicim, götünü öpeyim" ilişkileri içinde ve günü kurtarma derdinde olduklarını gördüğümü acı duyarak söylemek zorundayım.
Bu yaygın ast-üst ilişkisinin sonucu da, isterse ağzıyla kuş tutsun, birikimini analizlerini çizgi roman diline yedirmek gibi son derece zor bir işi başarabilenlere kategorik olarak osuruk muamelesi yapılması oluyor. Doğru dürüst cümle kuramayan, iki eliyle yarım sayfa yazıyı doğrultamayan, derya içre yaşayıp deryayı bilemeyenlerin (çizgi çizemedikleri için) mecburen "yazar" olduğu ve kategorik olarak yazarların çizerlerden üstün sayıldığı ve bundan dolayı gazetelerin en itibarlı ve bol ücretli yerlerinde cilalanıp parlatıldıklarını gördüm.
Gazeteleri (pardon, şirketleri) yönetenler ne yazık ki daha çöp adam çizenle kuş konduran arasındaki farkı algılayamayacak kadar kaz kafalı ve cahil oldukları için, çizerler arasında da her zaman işine saygı duyanların şarlatanlar lehine mağdur edildiklerine yaşayarak tanık oldum.
Söyler misiniz, marifetin ödüllendirilmek şöyle dursun, hani neredeyse cezalandırıldığı bir basın yayın ortamında bendeniz başıma belâdan başka şey getirmeyen çizgi roman yapabilme becerimi neden daha fazla taşıyayım ki kambur gibi? Unuturum böyle nadir bulunan bir beceriye sahip olduğumu, olur biter. Canım da acımamış olur böylece.
İşte budur çizgi romancılığı terkediş sebebim. Söylemesi çok acı ama çizgi roman sanatı bizim topluma iki numara büyük geliyor. Derin Devlet Tetikçileri ve Metres Köşe Yazarları yetiyor okur-yazar halkıma.
Sapla samanı ayırabilen minik azınlıktan ise küskünlüğümü mazur görmelerini dilerim. Artık yeni romanlar çizemeyeceğim; eskilerini kabul buyursunlar.

MEMET: ALLAH'IN İTTİRETTİĞİ BİR YERE GİDİYORUM. VE ORADA BANA DÖNMÜŞ NAMLULAR VAR. ASLINDA HINÇLARI BANA DEĞİL, BU KİRLİ YEŞİL ÜNİFORMAYA. AMA KURŞUNU SIKTIKLARINDA İÇİNDE BEN DE OLUCAM.
MEMO: BEN DEĞİL, BAHTIM ISRARLI BABO! ANLİYSEN Mİ GURBAN? ARTIH BEN NAMLUNUN UCUNDAYAM! FELEK BANA DAGIN YOLUNU GÖSTERİİR! MADEM Kİ GAN DAMARDA DURMAYACAH, BAGRİ DAGDA AKSİN, ERKEG GİBİ VURUŞA VURUŞA ÖLEK!
MEMO'NUN ARKADAŞI: AAH MEMO! CAHİL MEMO! DEĞER Mİ BE? TELEF OLUP GİDECEĞİN DAGLARDA! AÇ SEFİL DE OLSA, EZİLEREG BİLE OLSA, YAŞAMAG ÇOG GÜZEL ÜLEN MEMO!
Hızlı Gazeteci, 11. kitap: Olur Mu Böyle Olur Mu? Kardeş Kardeşi
Vurur Mu?
Parantez Yayınevi
Önceki kitap: Memet İle Memo >>>
İnternetten almak için