
Necdet Şen ~ 20 Ocak 2002 İstanbul
1. kitap: Kırılgan Çocuk İrisi
Hızlı Gazeteci 1980 yılında müzik dergisi Hey'in mizah eki Curcuna'da doğdu. Daha sonra 7.5 yıl Cumhuriyet ve 2 yıl da Hürriyet gazetelerinde gün be gün çizilip tefrika edildi. Çok toz kaldırdı, çok sevildi ve çok kişiyi kızdırdı. Daha önce hiç bir çizgi roman Hızlı Gazeteci kadar gündem belirleyemedi.
Sayısız köşe yazısı, haber ve röportaja konu edilen, zaman zaman hararetli tartışmaların odak noktası olan Hızlı Gazeteci'nin daha evvel yayınlanmış olan Bacı, Deja Vu ve Keloğlan adlı öyküleri de bu dizide yeniden yayınlanacak.
Yeni dizimizin elinizde tuttuğunuz bu ilk kitabında, 1995 ve 1996 yıllarında Hürriyet gazetesinde Değişim Rüzgârı logosu altında yayınlanan 745 sayfalık uzun öyküsünün ilk bölümüyle Hızlı Gazeteci eski dostlarıyla yeniden buluşurken, yeni okurlarına da "merhaba" diyor.
Eskiler zaten bilirler ama yenilere birkaç söz edelim Hızlı Gazeteci'ye dair:
O, alışılagelmiş çizgi roman kahramanlarına benzemez. Yakışıklı değildir, atletik, cesur ya da cengâver de değildir. Silah kullandığı, ata bindiği ya da Bizans Tekfuru'nun kızına Türk'ün cinsel "gücünü" kanıtladığı görülmemiştir. Kadın peşinde koşmaz; hatta kaçar kadınlardan; ama yine de hayatından çok kadın geçer.
Öykülerde adı hiç geçmez; herkes ona "Hızlı" der. Ama inadına yavaş bir adamdır. Yaşantısında hiç bir olağandışılık yoktur; hatta insanı sıkacak kadar yeknesak bir yaşam sürer. Bizim gibi. Hatta bizden daha beter. Bir çizgi roman kahramanını kahraman yapan özelliklerden hiç birine sahip değildir. Bir tek istisnayla: Erdem sahibidir. Bulunduğu her ortamda ayrık otu gibi davranmayı, otoriteyle çatışmayı, mağlup olmayı her nasılsa başarabilen; doğruluk takıntısı içinde, fazlasıyla ilke sahibi, hatta katı, uyumsuz, zaman zaman iticilik derecesinde "cool" bir adamdır Hızlı Gazeteci.
Her ne pahasına olursa olsun uzlaşabilen diğer insanlara inat, kırılma noktalarını kaşıyan, sivri dilli, asık suratlı, alaycı ve yalnız bir kahramandır. Son söylenecek sözü ilk baştan söyler.
En çok da geleneksel çizgi roman kahramanlarına hiç benzememesiyle kendine has bir kahramandır o. Kimilerine göre ise anti-kahraman.
Taa Gılgamış'tan bu yana, iç barışını yitirmiş ve "neden?" diye sormaya başlamış tüm aykırı kahramanların izinde, bir yandan yalnız kalmaya çalışıp, diğer yandan yalnızlığına ağıtlar yakan çelişkili bir fikir adamıdır o.
Hızlı Gazeteci öykülerinde, diğer çizgi romanlardaki adrenalin bağımlısı hiperaktif kahramanların aksine, yerinden kımıldamaya üşenen ve vıdı vıdı söylenen bir adam görürsünüz. Ama yine de sıkılmazsınız bu durgun atmosferden. Öykülerin iç basıncından etkilenirsiniz. Çünkü o, yapmacık kahramanlarla tıkabasa dolu çizgi roman katarıyla ters yönde yol alan yalnız bir lokomotiftir.
Onu her görüşte daha fazla seveceğinizden ve bu kitapları çocuklarınız için saklayacağınızdan eminim. Benden söylemesi, bu kitapları okumak için birkaç günlüğüne ödünç isteyenlere karşı uyanık olun. Çünkü gelenektir; ödünç alınan Hızlı Gazeteci kitapları bir daha hiç geri gelmez.

HANGİ COĞRAFYADA YAŞARSA YAŞASIN, BİR ERKEĞİ EN DERİNDEN YARALAYAN ŞEYİN NE OLDUĞUNU BİLİYORUM ARTIK. İLİŞKİLER HEP TEK TARAFLI BİTER. TERKEDİLEN İÇİN BASKIN'DIR BU; KAPANA KISILMIŞ BİR HAYVAN GİBİ ACI ÇEKER, ÇILDIRACAK GİBİ OLURSUN.
EVLİ BİR KADINLA MERCİMEĞİ FIRINA VERMENİN PEK GURUR DUYULACAK BİR ŞEY OLMADIĞINI ANLAMAM İÇİN ERDAL'IN GÖZLERİNE YERLEŞMİŞ ACI'YI GÖRMEM GEREKİYORMUŞ DEMEK.
O AN AŞK ZANNETTİĞİM ŞEYİN ASLINDA BENİM ÇOCUKLUKTAN ÇIKAMAMIŞ İLKEL BENLİĞİMİN TA KENDİSİ OLDUĞUNU FARKETTİM.
Hızlı Gazeteci, 1. kitap: Kırılgan Çocuk İrisi, Parantez Yayınevi
Remzi Kitabevi'nden çıkanlar: Déja Vu - Keloğlan - Bacı 1988 >>>
İnternetten almak için