
Necdet Şen ~ 16 Kasım 2001
Tanıtım, değinme, yahut "muhteremin de dediği gibi" mealinde yapılacak makul alıntılar ve göndermeler dışında, bu sitedeki içeriğin her türlü yayın ve işleme hakkı bendeniz necdet şen'in yüksek müsaadelerine bağlıdır, hatırlatayım dedim.
Çizgi roman ve yazılarımdan yapılacak tornistan, araklama, pişkinlik durumları karşısında artık eskiden olduğu kadar kalender davranmayacağımı üçüncü, yedinci ve yirmidördüncü kişilere ilânen duyurmak zorundayım.
Bu uyarıdan maksat, eserlerimden arak eserler türetme ve üzerinden maddi-manevi getiri elde etme, yani bu fakiri avanak yerine koyma konusundaki tatsız tecrübelerimle sınırlıdır. Bunlar siz Hızlı Gazeteci okurlarını bağlamaz. Dükkân sizin.
Bu uyarı, sitedeki yazı ve karikatürleri bilgisayarınıza kopyalama, çıkış alma, ya da arkadaşlarınıza gönderme konusuna bir kısıtlama koyduğum anlamına gelmiyor. Ne demek, dükkân sizin; bütün o yazılar, çizgi romanlar siz kardeşlerim okuyun ve diğer dostlarınızla paylaşın diye yapılıp edildi. Yazıları (kaynak ve yazar belirterek) istediğinize gönderebilirsiniz. Kızmak ne kelime, aksine, memnun olurum. Beğendiğiniz çizimler varsa alın kendi sitenizde kullanın; sadece kaynak belirtmeniz ve buraya link vermeniz yeterlidir.
Konu açılmışken, şunu da ekleme ihtiyacı duyuyorum:
Telif hakları konusunda gösterdiğim bu duyarlığın, parayla pulla ilgisi yok. Uyarımın, aslında bana değil, ben de dahil her şeyi içeren ve her şey içre olan akıl sır ermez varlık tarafından emaneten verilmiş olan yeteneğin meyvalarını başkalarından kıskandığım, bu yeteneği şahsi mülküm sandığım biçiminde anlaşılmayacağını umuyorum.
Sanat diye adlandırılan ifade biçiminin akçeli değerlerle ölçülür, alınır satılır, üzerinden rant sağlanır bir nesneye dönüşmesinden duyduğum rahatsızlığı ifade etmek isterim. Bana kalsa, bütün heykeller, tablolar, kitaplar, sinemalar, gazeller, rubailer, gönül telimizi titreten nağmeler, ama özellikle de ANLAM bedava olmalı. Ama ne yazık ki değil.
Ve ben, hayattan aldığımı arıtarak ve artırarak hayata geri sunma çabamın, feleğin her konuda (özellikle de karakter konusunda) cimri davrandığı çapulcular tarafından talan edilmesinden ve bu talan sırasında içine edilmesinden, kendi adıma değil, hayat adına acı duyanlardanım.
Yediğim ne ki? Yavan bir ekmek. Yattığımsa, kuru bir döşek. Ve giydiğim, dokusunda yaşam izleri taşıyan üç beş hırpani giysi... Yine de bunları bahşeden genetik tesadüfe sonsuz teşekkürler.
Bendenize emaneten verilmiş olan yeteneğin, katlanma azminin ve belki de bu yeteneğe ve mayamdaki keçi inadına güvenerek, içime sinmeyen dayatmalara meydan okuyabilme lüksünün bedeli neyse, o bedeli ödeyebilme kararlılığının özetini, onların 'hakiki sahibi' adına leş kargalarının pençelerinden korunmasının (eğer bir vazifem varsa) en aziz ödevlerim arasında olduğunu zannediyorum.
Bu uyarıyı özellikle reklamcılar, dizi filmciler ve yeşilçamcılar, bir de internetteki çalıntı içerikle site yapan hokkbazlar üzerine alınsın.
Mevzu özetle budur.
