
Çizgi roman okurları belki merak ederler; "acaba bu öykülerin senaryosu önceden mi yazılıyor?" diye. Başkalarını bilmem ama ben hiç bir zaman önceden çizgi roman senaryosu yazmadım. Çoğunlukla o sıralarda kafa patlattığım bir konudan yola çıkarak karar kıldığım bir tema ve o temadan devamla kalıbını kıyafetini oluşturduğum öykü kişilerim vardır ve onlarla birlikte başı belli sonu belirsiz bir yolculuğa çıkarım. Öyküye ilham veren duygu ya da düşünceler ne kadar baskınsa, karakterler de o kadar net ve ne istediğini bilen kişilerdir. O noktadan sonra bana sadece onların kâğıt üstündeki yaşantılarını resmetmek kalır. Kitaplar

Levent Cantek
Hatırladığım kadarıyla Hızlı'nın ilk adı Şaban'dı ve mizahî unsurların, serüven öğesinin öne çıkartıldığı bir anlatıydı. Sonra anlamaktan yorulmuş bir adam olup çıkıverdi; sürekli kaçma hayali kuran, öfkeli, huysuz ve aralıklarla yaptıklarından utanan bir gazeteci vardı karşımızda. Necdet Şen'in hayatında ne değişti de (ya da hayatın kendisi nasıl değişti de) Hızlı değişti? Medyadan

Nasuh Mahruki
Bazı açılardan birbirimize benzemekle birlikte, henüz onun verdiği içe dönüşle ilgili cesur kararı vermeye hazır olmadığımın, başarıyı, geleceği ve çağdaşlığı reddetme yolundaki radikal kararı ise hiç bir zaman vermeyeceğimin (veremeyeceğimin değil, vermeyeceğimin) hep farkındaydım. Kendime doğru gittiğimi ne kadar iyi biliyorsam, önümüzdeki yakın zamanda hazır olamayacağımı da o kadar biliyorum. Nereye?
